![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Kimler Online | Albümüm | Sosyal Gruplar | Flash Oyunlar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Sağlık Sağlıklı yaşamla ilgili ansiklopedik bilgiler edinebilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Thema bewerten | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Sitemizin Prensesi
![]() |
OLUMLU DÜŞÜNCE VE YARARLARI Bilinçaltınızı olumlu bir yapıya kavuşturmanın en etkili yolu, önce konuşmalarınızın içinde bulunan ve zararsız gibi görünen olumsuzluk taşıyan çok küçük ifadeleri çıkarıp atmaktır. Sonra da düşüncelerinizi kontrol altına alıp en küçük olumsuzluk düşüncesinden başlayarak büyük olumsuzluk düşüncesine doğru onların önce bilincine varıp vücuttaki ve yüzümüzdeki meydana getirdiği kasılmaları gevşetmek ve onları kaslarımız sayesinde vücudumuzdan akıp gitmesini sağlamaktır. Konuşmalarımızdaki kullandığımız olumsuz sözcükler ve bu sırada aklımızdan geçen olumsuz düşünceler tek başlarına zararsız bile görünseler, bir zaman sonra bilinçaltımızda son derece zararlı etkilere yol açarlar. Bilinçaltımız böylece olumsuz bir tutum alır. Kendi kendine devamlı olumlu sözler söyleyip telkinde bulunan insan zamanla bilinçaltının o yönde çalışmasını sağlar. Bu aynı jimnastik alıştırmaları gibidir. En kötü bir olayı dahi anlatırken ama iyi olacak deyip sonrada o kötü olayın nasıl iyi yanları. ve etkileri olabileceğini düşünüp söyleyin. Hatta onları bir kağıda yazıp devamlı okuyun. Umut dolu, daima olumlu ve yapıcı eleştiri yapan, ileriye neşe ve ümitle bakan insanlarla ilişki kurun ve sizde öyle bir insan olun. Devamlı üzülen, olumsuz insanların bu huylarını değiştirmeye uğraşın. Bir insan nasıl düşünürse öyle yaşar. Üzüntü, sağlıksız ve yıkıcı bir zihinsel alışkanlık, bir hastalıktır. Üzüntü parça parça yok edilir. Bunun için önce küçük şeylere üzülmeyi bırakınız. Konuşmalarınızdan üzüntü ve korku belirten kelimeleri çıkarınız. “Ben yapamam” cümlesi bir hastalık belirtisidir. Daima ben başarırım, ben yaparım deyin. Günde 20 kez ben yaparım, ben başarırım diye tekrarlayın. İleride otomatik olarak böyle düşünmeye başlayacaksınız. “Ben yapamam’ı” değiştirmenin bir başka yolu da kendinize ait bir teknik arayıp bulmanızdır. Eğer yokları düşünürseniz varlara ulaşamazsınız. Eğer gerçekçiyim diye övünüyorsanız ve gerçekçiliğiniz sizi karamsar yapıyorsa siz gerçekçi değil karamsarsınız. İyimser olan insanda beyin endorfin denilen bir hormon salgılar. Bu hormon insanin kendini daha iyi ve mutlu hissetmesini sağlar. Coşkulu yaşayın coşkuyu bulun ve coşku için dua edin kendinize… MUTLU YAŞAM Dünya ve kendinizle barışık olmak. Bu görkemli anda hiç bir şey canınızı sıkmaz ne insanlar ne dünya nede KENDİNİZ. MUTLU YAŞAMIN YOLU Sırasıyla yapılacaklar:
Başka bir yol:
Bilinçli bilginiz; bildiğiniz, sözcüklerle anlatabildiğiniz her şeydir. Bilinç altı bilginiz ise sonsuzdur. Bilinçaltı bilginizin çok az bir kısmını hatırlayabilirsiniz, yüksek sesle ifade edebileceğiniz bölümünü. BU DÜNYADA NASIL MUTLU OLUNURURUN NASILIYIM BEN. **HAYATI KENDİNİZE ZEHİR ZİNDAN EDEN YİNE SİZSİNİZ Acıyı kederi korkuyu kısacası BÖLÜNMEYİ nerede hissediyorsanız vücudunuzda, oradan özür dileyin. Özür diliyorum deyin; özür dileyin kendinizden. Ta ki acı ve kötü duygular kaybolana kadar. Ruhun aynı senin bebeğin gibidir; ona sevgi şefkat göstermeli, onu kollarına alıp korumalısın. Her deneyim belleğinizde depolanmıştır. Bunu bir deneyim fabrikası olarak adlandırabiliriz. Bu fabrikadaki makinelerin çoğu çalışmaz durumdadır. Fakat bu makinalar kullanılmaya kullanılmaya ihmal yüzünden paslanmış körlenmiş zor veya hiç çalışmaz durumdadır. Makineleri eski durumuna getirmek için bir çok deneme, zaman, inanç ve güven gerekecektir. Bu bellek fabrikanızı çalıştırma düğmesi BİRLİKTE kelimesidir. Ona yaptığı bütün işler için yirmi dört saat mesai yaptığı için teşekkür edin. Kendi kendinize cahilim, aptalım, şişmanım derken BEN kelimesini kullanın biz kelimesini kullanmayın GİZLİ BENİNİZİN olanaksızı gerçekleştirme deneyimine güvenin. Korkunun sebebi telaştır. KENDİNİZLE BİRLİKTE OLMADIĞINIZI kabul etmek zorundasınız. Bunu kabul edin ve ben kendimle birlikte değilim değin. Bilinçaltım DUYGULARIMI İRADEMI ve BİLİNÇSİZ DÜŞÜNCEMİ yönetir. Onu çalıştır ona çalışmadan önce ve çalıştırdıktan sonra gözü kapalı INANINIZ. Dıştan gelen ve sizi yıpratan etkenler BÖLÜNMEYE sebep verir. Ama en zararlı bölünme kendi kendimize yarattığımız bölünmedir. Bölünmemek için kötüyü görme, duyma, konuşma. Bölünmenin sebepleri; acılar, kaygılar, korkular, aşırı duyarlılık, öfke, tartışma, tiksinme, tembellik, sorumluluktan kaçma, can sıkıntısı, pişmanlık, kararsızlık, unutkanlık, bir şeyi zamanında yapmamak. Bir anda kendinizi cesaretli, kendine güvenir, kaygısız, hissettiğiniz anlar olmuştur. Sevinçli ve mutlusunuzdur. Sonra önemsiz, can sıkan bir olayı yada kişiyi düşünür yine canınızı sıkarsınız O güzelim duygular bir anda kaybolurlar. KIM dir sizi mutsuz eden? yine SİZ. Kendi kendinize yine BÖLÜNDÜNÜZ. Bir şeyi yapacağımızı söylüyorsak kendimizden BİZ diye bahsetmeliyiz. Ben diye bahsedersek sadece bilincimizden bahsetmiş oluruz. BEN bir şeyi yapacağım dersiniz. Eğer ben kullanırsanız sadece bilincinizi kastetmiş olursunuz. Aslında ESAS YAPICI BİLİNÇ ALTINIZDIR Bilinciniz değil. Bir şey yapmak isterseniz bilinç altınızdan yardım isteyin. Bilincinizle düşünebilirsiniz hissedebilirsiniz ama bilinçaltınızla isteyebilirsiniz. KENDİME SAYGILIM. KENDİME SAYGI DUYUYORUM. Bilinçaltına sizden başka sı ulaşamaz onu duyamaz. Bilinçaltı kendini dünyada sizden başka sına anlatamaz. BİLİNÇALTIMLA DAYANIŞMA İÇİNDEYİM. GİDİP GELİN anahtar sözcüğü ile bilinçaltınızı düşünün. Bu sözcük size en iyi dostunuzu kazandıracaktır. Böylece bilinçaltınızla bilinciniz birbirine gidip gelecek ilk dostunuzu böyle kazanacaksınız. Bu sözcük dost kazanmada çok önemlidir. 28 kere birlikte şarkısını söyleyin. Ruhunuzu koşullandırın. Bilinçaltınıza TEŞEKKÜR EDİN. Anahtar sözcüklerle gizli fabrikanızın makinelerini çalıştırabilirsiniz. Bilinçli bir çaba veya yardım olmaksızın bilinç altınız istediğiniz sonuçları GÖRÜNMEZ ve BİLİNMEZ yollardan elde etmenizi sağlayacaktır. Akşam yatarken de SİZDEN VE SİZE YAPTIĞIM HATALAR İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM BAĞIŞLAYINIZ BENİ YALVARIYORUM deyin. Bilinçaltınıza şu soruları sorun
Bilinçaltınıza ne kadar güvenirseniz kendine güven de o kadar artar. Kendine güven için korkuları ve içimizdeki suçluluk duygusunu atmalı bu yönde çaba göstermeliyiz. Bunun için kendimizden yardım isteyin. Bir şeyi iyi yapamadığınızda veya yapmadığınızda suçluluk duymayın. Her gün değişik bir gündür. Bugün belki canınız istemez, iradeniz kuvvetsizdir ama belki bir saat sonra belki yarın ruhsal gücünüz daha fazla olacak ve o işi daha iyi yapacaksınız. Unutmayın bulutlar ne kadar siyah ve sık olursa olsun o bulutların arkasında mutlaka bir parlak güneş vardır. Öyle değil mi? BİRLİKTE ve MUTLU olmak için
Yaşamın bir çok dalında kendine güvenen ve inanan insan diğerlerinden daha başarılı olur. Bilinç kendi kendine güven duyamaz. Bilinç sizi TEK BAŞINA inandıramaz. Bilincin zaten inancı vardır. Bilinçaltından yardım iste, inanmak için. İnancını asıl geliştirmeye ihtiyacı olan bilinç altınızdır BİLİNÇ ALTIM SEN BENİM İÇİN HER İYİ VE GÜZEL ŞEYİ BANA BAŞARTIYORSUN, HERGÜN HER ALANDA DAHA İYİ OLUYORSUNUZ BİLİNÇALTIMIN YARDIMIYLA HERŞEYİ BAŞARIYORUM. Eğer bunları dersek bilinçaltımızı inandırmış böylece kendimizi inandırmış oluruz. Niye yukarıdaki cümleleri okurken rahatsız oluyorsun? BİRLİKTE................... VE BUNA İNANIYORUM. Sigarayı bırakıyorum Kilo veriyorum Çok çalışıyorum Boyun eğin bilinçaltınıza boyun eğin. O sizi gelmek istediğiniz yere getirecektir. Girişkenlik inancı doğurur. Bir ise başlayın gerisini bilinçaltınız yapar. Bir kötü olay başımızdan geçmişse mesela bir yakınımızın ölümü, sevgilinin terk etmesi gibi bunu güçlü bir şekilde atlatmak için bu olayın gerçekten olduğuna onun varlığına İNANIN. Anahtar sözcüklerin işlerini yapmaları için tam bir inanç, şiddetli bir istek, kesin bir hedef ve kendi kendisiyle birleşme durumu gereklidir. Ama bunlar tam olmasa da bu sözcükler işlerini yaparlar. İnanmak için dua ediniz. Dua bir tanrıya, SAGDUYUNUZA veya da kendinize olabilir. Sonuçta dua sizi kendinize yaklaştıran, sizin kendinizle BÖLÜNMENİZİ ENGELLEYEN, sağduyunuzun tekrar devreye girmesini sağlayan bir anahtardır. İnsanları zindeleştirir, insanın içindeki gücü ortaya çıkarır. Ünlü din adamları her aksam dua ederseniz sabaha kendinizi yenilenmiş ve enerjik olarak bulursunuz derler. Sorunlarınızı inandığınıza anlatın. Böylece kendinizle bir bağ kuracak ve o bağı sağlamlaştıracaksınız. Dua ederken olumsuz olmayın yalnız olumlu şeylere dua edin olumlu pozitif şeyleri isteyin. İnandığınız şeyle günlük dilinizle konuşun. Sevmediğiniz insanların isimlerini bir kağıda yazıp önünüze koyup onlar için de dua edin. “Bizim sağlıklı kalmamızı sağlayan en büyük güç, doğuştan bizde varolan sağlıklı yaşayacağımıza olan inançtır. Hippocrattes. “Olumlu düşünün. Hayal görün ve hayal kurun. Hayalinizde olmak istediğinizi görün ve inanın bari hayalinizde inanın” Der. İNANÇTA BEYNİN GÜCÜNÜN KULLANIMI Beynimizin sağ tarafıyla vücudumuzun sol tarafını, beynimizin sol tarafıyla vücudumuzun sağ tarafını kullanırız. Her zaman kullandığımız elimizle yazdığımız inançlarımız kendimize ait gerçek inançlarımızı içermez. Gerçek inançlarımıza ulaşmak için her zaman kullandığımız elimizi değil obur elimizi kullanmalıyız. Baskın olmayan elle yazılan ve bizi anlatan şeyler ve inançlar gerçeğe daha yakındır. Bizim hayatımıza yon veren küçük inançlarımızdır. Her yaptığımız is, eylem bir inanca karşılık gelir. Bir olumsuz inancı değiştirmek bir olumsuz eylemi değiştirmektir. Bir olumsuz eylemi değiştirmek bir olumsuz inancı değiştirmektir. Bu küçük inançların bazıları olumlu bazıları olumsuzdur. Bu andan itibaren izleyeceğimiz yol simdi sahip olduğumuz olumsuz inançlarımızı olumlu hatırlamaya ve olumlu yapmaya başlamak ayrıca su andan itibaren edineceğimiz inançlarında olumlu inançlar olmasını sağlamaktır. Bu günden itibaren edineceğimiz inançlarımızın olumlu olmasında izlenecek yol bu inançların olumlu olmasına mazeret uydurup onları olumsuz yapmamaktır.
EYLEMLERİ GÜÇ KAZANDIRAN İNANÇLARA DÖNÜŞTÜRMEK İnançlarımızı olumlu yaparken ama’lar, inanıyorum’lar, keşke’ler yoktur. Kesinlik, açıklık, kesin bir kendine güven vardır. "Ben çalışkan bir insanim” doğru bir inançtır “çalışkan bir insan olacağım" veya olduğuma inanıyorum tam bir inanç değildir. Ama "daha iyi bir insan oluyorum" yine olumlu bir inançtır. İnançlarınızı onların bütün sorumluluklarını üstünüze alarak ifade edin. İnancınızı olumlu ifade ediyor musunuz? Bir inancı olumsuz ifade etmek “ben korkak değilim” şeklinde olur. Ama bir inancı olumlu ifade etmek korkak ve değilim kelimelerini atıp, “ben girişken bir insanım” diyerek olur. Böyle yapılan telkinler NLP metoduna göre beyince daha çabuk kabul edilir. Veya da olumsuz inancın içindeki olumsuz kelimeyi tamamen yok edebiliriz. “korkaklık diye bir şey yoktur. Korkaklık bir hastalıktır.” Bir inanç gerçekten sizin mi, yoksa başka birisinin mi? “İnsanlar benden hoşlanıyor” inancı başkalarının inancıdır. Ben hoşlanılacak bir insanım bizim inancımızdır. İnanacağım, olsun gibi “zihinsel güvenilirlikten” uzak inanca yönelik telkinler sizin sorumluluk almanızı önler. Bu tür inançlar kendine güvenin başlangıcı ve direği, zihinsel güvenilirlikten yoksundur. İnancınız diğer inanç ve hedeflerinizle güçleniyor ve yaşamınızın diğer yönleriyle uyuşuyor mu? İnanacağımız şeyin şu anda inandıklarımızla desteklenmesi hiç olmazsa şu anki inandıklarımızla çatışmayıp paralel gitmesine dikkat edelim. İnancımız dinamik olsun, statik inançlarımızı da dinamik yapalım Zekiyim, güvenilirim, çalışkanım gibi inançlar statik inançlardır. Zihinsel güvenç için tehlikelidirler. Bu tur inançlara uymayan bir kaç durumda zihinsel güvenilirliğimiz sarsılabilir. Bu yüzden bu tür statik inançları dinamik inançlar haline getirmeliyiz. Zekiyim ve her gün daha zeki oluyorum. Çalışkanım ve her gün daha çalışkan oluyorum. Gibi…… Hangi eylemler inancınızı destekler? Bulunuz ve yazınız. Bir şeye inanmayı istiyorsanız, önce hareketlerinizi davranışlarınızı sanki o şeye inanıyor musunuz şeklinde değiştirmeniz gerekmektedir. Bunu o isi başkalarının nasıl inanarak yaptıklarını gözlemlemeyle başlayabilirsiniz. Bu inançta olan birisi nasıl davranır? Sorusu en güzel ve cevaplandırılması gereken bir sorudur.
__________________
"Bir insanın bildiğini zannettiği şeyi öğrenmesi imkansızdır." |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Sitemizin Prensesi
![]() Üye No: 8
Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 28
Mesajlar: 212
Tecrübe Puanı: 20
Karizma Puanı : 61
Karizma Seviyesi:
![]() |
İSTEK İsteklerin sistemimize dahil olmasını engelleyen etmenler aşağıdadır. Gerçekten istemek için aşağıdakileri uygulayınız.
sigarayı bırakmamızı kilo vermemizi NE İSTİYORUM, NASIL İSTİYORUM? Şüphe duymayı değil istemeyi öğrenin. Gerekirse önce umutlu olmayı sonra istemeyi öğrenin. Şüphe içinizdeki yaratıcı gücün ortaya çıkmasını önler. Şüphenin kafanızda değil kok salmasını tohumunun bile düşmesini önleyin. Şüphe duymayın sadece oluyor deyin. Şüpheciliğin hastalık haline dönüşmesini inceleyen psiko-nöro-imunoloji denen bir bilim dalı bile vardır. Bu yöntemleri öğrenmek bir müzik aleti çalmaya benzer. Öğrenmesi zaman ve çaba gerektirse de bir kavranıldı mı insana büyük bir zevk verir. İSTEKTE BEYNİN GÜCÜ VE KULLANIMI Beynimizin sol tarafı mantıklıdır ve dilimizi kullanır. Ayrıntılı düşünmeyi sol tarafla yaparız. Sağ taraf duygularla, hislerle ve sezme olayını gerçekleştirir. Olayları bütünsel bir şekilde algılar. Beynin iki yanını da harekete geçiren insan her şeyi yapabilecek kudrete sahip olur. Önce bütün isteklerimizin, hayallerimizin, "keşke"lerin, "olsa"ların bir listesini çıkarın. Hedeflerinizi ayrıntılarıyla yapın.
GEÇERSİZ KILIN Bilinçaltı bilinç tarafından yalnız bırakılırsa ortaya felaketler zinciri çıkar. Hemen geçersiz kılın denmeli sonrada BİRLEŞİN BİRLİKTE denmelidir. KAFANIZDA CANLANAN KÖTÜ BİR DÜŞÜNCE, DUYGU, KORKU, KÖTÜ BİR FELAKETİ GELECEKTE ÖNLEMEK İÇİN HEMEN GEÇERSİZ KILIN DENMELIDİR. **Bu bir dua dır** ÇALIŞMAK, ÇALISKAN OLMAK İçinizdeki huzursuzluğu gideriniz, üretiniz ve ertelemeyiniz, çalışınız. Bilinçaltı çalışmaya açtır. Elle tutulur, gözle görülür bir çalışma kendiyle birleşmeyi sağlar. GÖBEGİNİZDEKİ KASILMALARI ÖNLEYIN CİĞERLERİNİZİN EN ÜST KISMIYLA NEFES ALIP O BÖLGEYİ AÇIN Özenli iyi rahat çalışın. Sanki bir zanaatkar gibi. Ben bir zanaatkarım. Bilinçaltınız çok iş görebilir. Ama daha dayanıklılığını bile gösteremeden bilinçli yanınız yorgunum deyip işin içinden çıkar. Ben yorGÜN değilim. Bilinciniz ben bu işi yapamam, ben beceremem dedikçe bilinçaltınızı KÖRLEŞTİRIRSİNİZ. Oysa “Birlikte BİZ her şeyi yapabiliriz. BİZ birlikteyken varılmayacak hedef üstesinden gelinmeyecek iş yoktur” demeliyiz. Olayları sürekli ertelemek, uyuşuk ve hareketsiz olmak, olayların kendiliğinden hallolmasını eklemek gerginliğe sinire bölünmeye sebep olur. Geciktirme olayını ortadan kaldıran kelime ŞİMDİ dir. Tembellik, çoğunlukla zaman öldürme isteğinden kaynaklanır. Zamanı bir şeyler yaparak oldurun. Tembelliği kovmanın yolu GİDİN demektir. BİRLİKTE ÇOK ÇALIŞABİLECEĞİNİZE BAŞARABİLECEĞİNİZE İNANIN... İNANIN... Bilinç bedensel çalışmadan hoşlanmaz. Bilinç elle iş yapmak ister. Zihinsel bir iş yapmak istiyorsak işe ellerimizi de karıştırmalıyız. Böylece bilinçaltı ile bilinci birleştirmiş oluruz. İsteğinizi hedefinizi açık açık yüksek sesle dile getirin. Kendi kendinize bunu iyice belletin. Yaptığınız iyi bir işten sonra kendi kendinize TEŞEKKÜR EDİN. Sorumluluk almak, sorumluluğa sahip olmak, ileride insanın kendine karşı sorumluluk duygusunu geliştirir. İnsan yerine getirmesi gerekenleri yerine getirince daha sağlıklı ve tatmin olmuş yaşar, mutlu olur. Başarılı olduğunuz bir resmi zihninizde canlandırın. Ve onu zihninize kazıyın. Bu resmi beyninizden hiç çıkarmayın. O resmi düşünürken vücut kaslarınızın gevşemiş olmasını kontrol edin. Hayallerinizin önüne engeller çıkarmayın. Çıkardığınız engelleri ve sıktığınız kaslarınızı yine kendiniz olumlu düşüncenizle yok ediniz. Çalışırken ruhsal enerji ile bedensel enerjiyi iyi dengelemeliyiz. Birini öbüründen fazla zorlayıp kullanırsak, aynı yağsız bir motor gibi belli bir süreden sonra parçalanır, bozuluruz. Vücudunuzun her küçük parçasını kullanırken ruhsal enerjiyle birleştirerek kullanınız. Ruhsal enerjinizi her zaman göz önüne alınız. Vücudunuzun ritmine göre çalışınız. Her şey öğrenilebilir, çok ama çok çalışmakta. Çalışmayı bir meşe ağacı tohumu olarak düşünelim. Onu ekmeniz ve sabırla büyümesini beklemeniz gereklidir. Çalışmayı becermekte, öğrenmekte meşe tohumuna benzer yavaş yavaş büyütmek ruhi enerjiyi dikkate alarak çalışma tohumuyla özenle ilgilenmek gereklidir. Gerginlik ve tedirginlik duyguları sahip olunan gücü ve enerjiyi boşa harcar, bitirir. Ruhsal enerjinizi göz önünde tutunuz. Ruhsal enerji ile fiziksel enerjiyi birlikte dengeli kullanınız. Şüphe duymayı değil, istemeyi öğrenin. Gerekirse önce umutlu olmayı sonra istemeyi öğrenin. Şüphe içinizdeki yaratıcı gücün ortaya çıkmasını önler. Şüphenin kafanızda değil kök salmasını tohumunun bile düşmesini önleyin. Şüphe duymayın sadece oluyor deyin. Bu yöntemleri öğrenmek bir müzik aleti çalmaya benzer. Öğrenmesi zaman ve çaba gerektirse de bir kavranıldı mı insana büyük bir zevk verir. Çok çalışabilmek için; işinizi sevin, işinizin olumlu ve size yarar getiren yanlarını düşünün; belki değişmesi gereken sizsiniz. Her işin her zaman kolay olduğunu düşünün. Usta olun, işinizde ne kadar çok bilgi sahibi olursanız, o iş size o kadar kolay gelmeye başlayacaktır. Konsantre olun. Konsantre olun. Aynı meditasyon sırasında nefesinize, vücudunuza ve sayılara nasıl konsantre olup gevşiyorsanız okuduğunuza, yazdığınıza, yaptığınıza da öyle konsantre olup uğraştığınızdan başka hiç bir şey düşünmeyin. Zen’i yaptığınızla birleştirip yapın. KONSANTRE OLDUM. Yaptığınız işi en iyi yapan siz olun. Tuvalet temizleyicisi bile olsanız dünyanın en iyi gelmiş geçmiş en iyi tuvalet temizleyicisi siz olun. İşinize konsantre olun, yaptığınız işi size rahatsızlık veren duygulardan ayırıp yapın. İş yaparken duygusal olmayın profesyonel olun. Bugünün işini yarına bırakmayın. Zorlanıyorsanız DUA edip isteyin. Yalvarın kendinize, tanrıya… Üzüntü ve mücadele birer öğretmendir, kötü şeyler değildirler. Üzüntü ve mücadeleyi yaşayıp onlardan öğrendiklerimizle simdi mutluyuz. Veya da mutlu olacağız. UYGUN KILIN Ağır bir eşyayı kaldırmanıza yardım edecek biri yoksa uygun kılın deyin. Bilinçaltınız SİZİ birden bir eşyayı kaldırmanın bilimsel yollarını bilen usta, bir mühendis yapacaktır. Bilinçaltınız bedeninizi yormadan ağır eşyaları nasıl kaldıracağınızı bilir. AFFETMEK Bir gün dışarı çıkın ve karşılaştığınız her insanı affedin. Yolda gördüğünüz insanları, yolda karşılaştığınız insanları bir tanrı gibi affedin. Kalabalığın içinde gördüğünüz yüzleri, bedenleri, genellikle tanımadan bilmeden bazen hiçbir neden olmadan kınadığınız eleştirdiğiniz insanları affedin. Affetmekle kalmayın birde onları sessizce ÖVÜN. Onlar için dua edin. Başkalarını affedebilen insan sonunda kendini de affedebilir. Affetmek insana bundan dolayı İLAHI BİR MUTLULUK VERİR. Bunu bir egzersiz gibi düşününüz ve yapınız. Affetmek her zaman kolay değildir. Affedemediğiniz halde kendinizden özür dileyiniz. Karşınızdaki insandan sessizce özür dileyiniz. Bu sizi bölmeyecek ve size huzur verecektir. Birlikteliğinize, Bilinçaltınıza boyun eğebilmeniz ve inanabilmeniz için önce çevrenize ve olduğunuz hale boyun eğmeniz ve inanmanız gereklidir. Eğer ayıplanacak biri varsa oda sizin bilincinizdir. Tüm sıkıntılarınızı, şikayetlerinizi, kızgınlıklarınızı doğuran bilincinizdir. Kötüyü görmeyin, kötüyü duymayın, kötüyü söylemeyin. Bunları yapmak sizi sadece sizi BÖLER. Sevmediğiniz kişi için dua edin. Tanrım önce benim sonra onun kalbini sevgiyle doldur. Kendinizden nefret ediyor musunuz? Yapamadığınız, sizce başarısız olduğunuz şeyler için, olamadığınız insan için kendinize içerleyip nefret ediyor musunuz? Oysa biraz kendinize merhamet gösterip anlamaya çalışsanız, daha mutlu olduğunuzu göreceksiniz. Önce kendinize merhamet edin. Kendimi affettim. KİLO VERMEK Aşırılıkların çoğu yemekte aşırıya kaçmakta BİLİNÇALTI mekanizmasının bir ürünüdür. Bilinçaltı kişiye devam etmesini, daha fazla hep daha fazla yapmasını söyler. Çok sigara içmek, çok yemek, tembel olmak gibi alışkanlıklardan vazgeçmek için bilincimiz öne çıkıp BİLİNÇALTIYLA KONUŞMALI, BİRDEN DEĞİLDE YAVAŞ YAVAŞ KESMESİ, KONUŞUN ONU İKNA EDİN. Tüm gelişmeler, tüm ılımlı davranışlar bilinçten kaynaklanır. Bozukluğu kendinize yüksek sesle aynada söyleyin. Anahtar kelime YETER dir. Yeter!!! Tüm aşırılıkların bilincin yardımına ihtiyacı vardır. İSTİYORUM….. Zayıflamak ZAYIFLIYORUM hergün DAHA ÇOK ZAYIFLIYORUM. Vücut ve yüz kaslarını kontrolde tutarak onların gerginliklerini azaltarak, açlığımızın neden çok yediğimizin nedeninin bilincine vararak, meşe tohumunu büyütür gibi disiplini ele almalıyız. Ama bu disiplin içindeyken bile vücudumuzla ruhumuzu ve kendimizi uyum içinde tutmalı, her türlü gerginlikten kaçınmalıyız. Olmuyorsa, kendimizi bölecek kötü duygulara kapılmamalı belki de simdi daha hazır değilim diyebilmeliyiz. Korku, keder ve üzüntüsü olan insanın pankreas organı çok insülin yaparak vücuttaki sekerin yanmasını ve dolayısıyla korku, keder ve üzüntü duygularının vücudumuzda yarattığı o büyük enerji açığını enerji yaparak gidermeye çalışır. Fakat eğer pankreasımız yorulmuşsa insülin üretilemez ve dolayısıyla enerjimiz az ortaya çıkar, seker enerjiye dönüştürülmez ve vücuda alınan şeker direkt yağa dönüşür. Unutmayın 3 hafta düzenli spor ve diyetin sonunda vücut ancak kilo vermeye başlar. Çünkü bu 3 hafta içinde yağlar gider, yerini su alır. 3 haftadan sonra kilo verilmeye başlanır. Karnı guruldayan insanin midesi ve bağırsakları boştur. Karnı guruldayan insan kilo vermeye başlamıştır. Zayıflamış durumunuzu hayal edin. Saçınızdan tüm vücut hatlarınızı canlandırın. Yürüyüşünüzden duruşunuza kadar zayıf olduğunuz haldeki hareketlerinizi hayal edin. Zayıf halde neler giydiğinizi, vücudunuzun hareket özgürlüğünü hayal edin. Bir takvim sayfası hayal edin ve böylece bir tarih belirleyin. Korku ve mazeret yoktur. En son olarak bu hayalinizi devamlı kurun ve onu devamlı kurmaktan hiç vazgeçmeyin. Bu duruma gelmek için yapılması gerekenleri yapın ama bir beklentiniz olmasın. KORKU ve TELAŞ Telaşın en çok görülen sebebi korkudur. Eğer korkularınızı bilir ve korkularınıza BOYUN EĞER, korkularınızı kabul ederseniz KENDİNİZLE BİRLİKTE OLMADIĞINIZI da kabul etmiş olursunuz. Bu basit gerçeğe BOYUN EĞİN. Gerginlik ve tedirginlik duyguları sahip olunan gücü ve enerjiyi boşa harcar, bitirir. Ruhsal enerjinizi göz önünde tutunuz. Ruhsal enerji ile fiziksel enerjiyi birlikte dengeli kullanınız. Eğer bir süre korktuğunuz halde çok cesur bir insan gibi davranır ve cesur insanların davranışlarını gözlemler, örnek alırsanız, bir süre sonra sizde korkularını bir kenara bırakmış cesur bir insan olursunuz. Bu yöntem psikolojik olarak kanıtlanmıştır. Cesur bir insan nasıl yaşar, nasıl davranır? HASTALIK VE AĞRIYI gidermek. Hastalık ve ağrılar ister içerden ister dışarıdan kaynaklansın, bilinçaltınızda o acıya veya hastalığa karşı bir çözüm yolu vardır. Hasta olduğunuza ağrınızın olduğuna İNANIN. Hasta olduğunuza inanmanız için, illa ki bir doktorun size hasta olduğunuzu söylemesi mi gerekli? Ağrıyı ve hastalığı İSTEMEDİĞİNİZİ bilinçaltınıza yüksek sesle söyleyin. Defalarca DEĞİŞİN veya da DEĞİŞİN BİRLİKTE şarkısını söyleyin. Sorunlarınız olan kendinizi veya sorununuz olan insani bir sosyal görevli gibi karşınıza alın her şeyini bir kağıda yazın ve üzerinde düşünerek çözüm yolları üretin. "Bizim sağlıklı kalmamızı sağlayan en büyük güç, doğuştan bizde varolan sağlıklı yaşayacağımıza olan inançtır.” Hippocrattes. Olumlu düşünün. HERŞEY İSTEDİĞİM GİBİ YOLUNDA GİDİYOR Her şeyin yolunda gittiği anlar olur. Her yaptığın istediğin gibi olur. Rahat ve kolay yaparsın herşeyi, her şey yolunda gider, iyi rastlantılar, iyi rastlantıları takip eder, çevrendeki herkes her şey adeta islerinin olması ve senin işlerinin yolunda gitmesi için el birliği etmiştir, herkes adeta o yönde hareket eder. Her işin huzur içinde rahat, kolay ve seni mutlu edecek şekilde hoş süprizlerle yürür gider. Korkudan uzak mutluluk içinde…... Yolunda gitsin işlerim. İşlerimin yolunda gitmesini istiyorum. Eğer içinizde bir boşluk duygusu varsa bunu gidermenin ilk yolu başkaları için iyi şeyler düşünmek ve onlara yardım etmektir. SORUN ÇÖZME YÖNTEMİ
Yaratıcı olun: probleminize çözümler bulun ve bunları yazın. Organizatör olun: fiziksel olarak bulduğunuz yukarıdaki çözümleri nasıl uygulayacağınızı düşünün. Bunları yazın. Eleştirisel olun: yargıç rolünü üstlenerek hoşunuza gittiği kadar kendinizi zorlamadan eleştirisel olun. Uygulayacağınız bu çözümlerin beraberinde neler getireceğini yazın. Sonuçta ortaya çıkan veya geriye kalan çözümler sizin için en iyi çözümlerdir. Onları da bir kağıda yazın ve her gün görebileceğiniz bir yere koyun.
__________________
"Bir insanın bildiğini zannettiği şeyi öğrenmesi imkansızdır." |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | Konuyu değerlendir |
|
|