![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Kimler Online | Albümüm | Sosyal Gruplar | Flash Oyunlar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Biyografi Ünlü Kişilerin Biyografilerini bu bölümde paylaşabilirsiniz... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Thema bewerten | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
ölüm bile ayıramaz bizi..
![]() |
Hz.Muhammed (Muhammed bin Abdullah) Muhammed bin Abdullah (Arapça: محمد بن عبد الله, tam adı: محمد بن عبد الله بن عبد المطلب بن هاشم بن عبد مناف القرشي; d.20 Nisan 571, Mekke - ö.8 Haziran 632, Medine), İslam dininin peygamberi. Müslümanlar tarafından en son peygamber olduğuna ve kendisine Allah tarafından Kur'an'ın ...vahyedildiğine inanılır. Mekke'de doğmuş, Veda Haccı'ndan sonra rahatsızlanarak Medine'de vefat etmiştir. Arapça isimlendirme şekliyle adı Muhammed bin Abdullah (Abdullah oğlu Muhammed) olarak geçer. Müslümanlar adını andıktan sonra sıkça "sallallâhu aleyhi ve sellem" (Arapça: صلى الله عليه و سلم) cümlesini söylerler. Yazında ise "s.a.s", "s.a.v" veya "s.a" olarak kısaltılan bu ifade kısaca, "Allah'ın selamı onun üzerine olsun" anlamına gelir. Türk-İslamî literatürde ise Hz. Muhammed (s.a.v) olarak yazılır. Muhammed Arapçada "övgü" kökü olan "hamd" fiilinden türetilmiştir. Mutad övgü alan, kişice övülen manasına gelir. Ayrıca halk tarafından Mustafa veya Ahmed ismiyle de anılır. Ahmed Arapça'da "daha çok övülen" anlamına gelir. Kur'an'da daha çok övülen manasında kullanılan ahmed kelimesi, kimi din adamlarına göre özel isim olarak adledilmiş ve Ahmed isminin Kur'an referansıyla Muhammed'in diğer bir ismi olduğu iddiasında bulunmuşlardır. Kur'an'a göre Hz.Muhammed'in geleceği Tevrat'ta ve İncil'de bildirilmiştir. İslam peygamberi bir hadisinde şöyle demiştir: “Benim ismim Kur'ân’da Muhammed, İncil’de Ahmed, Tevrat’ta Ahyed’dir.”. Bununla birlikte Yahudi ve Hıristiyan Kutsal Kitaplarında Muhammed'den bahsedilmez. İslam'a göre bu durum Tevrat ve İncil'in zaman içerisinde tahrif edildiğine ve değiştirildiğine yorulur. Bazı İslam kaynaklarına göre İncil'de geçen Faraklit İslam peygamberidir. Bir başka iddiaya göre Tevrat'ta da Hz.Muhammed'in geleceğine işaretler vardır. Hayatı 20 Nisan 571'de Mekke'de doğdu ve 8 Haziran 632'de Medine'de (Yesrip) vefat etti. Hem Mekke, hem de Medine bugün Suudi Arabistan sınırları içinde bulunan Hicaz Bölgesi'ndedir. Künyesi Ebu'l-Kasım'dır. Hz.Muhammed'in 610-632 yıllarında Cebrail vasıtasıyla aldığı kabul edilen vahiyler Kur'an'ı oluşturur. Hicret Müslümanlığa karşı olan Mekkeliler, her türlü baskıyla, Hz.Muhammed’i davasından vazgeçiremeyince ve Mekke dışında, yani Medine’de müslümanların giderek kuvvetlendiğini görünce; durumun kendileri için tehlike yaratacağı düşüncesiyle, o zaman Kabe’ye yakın bir yerde bulunan Daru’n-Nedve dedikleri meclislerinde toplanarak meseleyi görüşmeye başladılar. Görüşler, İslam denen hareketin hızla büyüdüğü ve Hz.Muhammed’in bu çalışmalarını durdurmak gerektiği merkezinde birleşiyordu; putperestlik tehlikeye girmişti ve İslam, Mekke’nin düzenini bozabilecek güçteydi. Mekke’nin ileri gelenleri bu kararı alınca, nasıl hareket edecekleri ve hangi yöntemleri uygulayacakları konusunda görüşmeye başladılar. İlk önce şu görüş ortaya atıldı: “Muhammed’i prangaya vurup hapsedelim!” Bu kabul edilmeyince: “Onu memleketimizden sürgün edelim; ne hali varsa görsün!” denildi. Bu görüş de kabul edimeyince, İslam'ı sevmeyen ve onu çok tehlikeli bulan Ebu Cehil: “Benim görüşüme göre, onu öldürmekten başka çaremiz yoktur. Bunun için de, her kabileden birer genç seçelim. Her birine de birer keskin kılıç verelim. Bunların hepsi birden, kararlaştırdığımız yer ve zamanda Muhammed’i pusuya düşürerek öldürsünler; biz de ondan kurtulalım! Böyle olursa, onun kan davası bütün kabilelere düşeceğinden ve ailesi olan Benu Abdi Menaf, herkese savaş açamayacağından, diyete razı olurlar, biz de diyetlerini veririz!” dedi. Bu görüş kabul edildi. O gece suikastçiler, Hz.Muhammed’in evini sararak, onu öldürmek için uyumasını beklediler. İslam inancına göre, Allah, onların oyununu Peygamber’e bildirdi ve Ali, Hz.Muhammed'in yerine geçti. Suikastçiler yorgani açıp yatakta Ali´yi görünce cok sasirdilar ve durumu üslerine anlatmak üzere gittiler. Hz.Muhammed, evden çıkarak Ebu Bekir’in evine gitmiş ve hicret için geldiğini söylemiştir, Ebu Bekir sevinçten ağlamaya başladı. Ebu Bekir’in evinde bir süre oturduktan sonra beraberce, Mekke’nin güneybatısında bulunan Medine´ye hareket ettiler. Mekkeliler, Hz.Muhammed hicret edecek olursa, bir kısımı İslam’ı kabul etmiş olan Medine’ye gideceğini biliyorlardı. Hz.Muhammed, bunu düşünerek, Medine yoluna değil, Mekke’nin güneybatısına düşen Sevr dağına hareket etti. Hz.Muhammed, Ebu Bekir ile Sevr mağarasında üç gün geçirdi. Mağaraya önce Ebu Bekir girmiş ve içinde akrep, yılan gibi zehirli hayvanların olup olmadığını yoklamıştı. Bu kontrolden sonra Peygamber içeri girdi. Hz.Muhammed’in hicret ettiğini öğrenen Mekke Hükümeti, her tarafa asker seferber etmiş, onları bulup getirene yüz deve ödül vadetmişti. Hükümet askerleri ve Ebu Cehil her tarafta Peygamber ve sadık arkadaşı Ebu Bekir’i arıyordu. Nihayet askerler Ebu Bekir’in evine gelince Ebu Bekir’in kızı Esma, onlara Ebu Bekir ve Hz.Muhammed’in nerede oldukları konusunda bir şey söylemedi. Bunun üzerine Ebu Cehil, Esma’ya şiddetli bir tokat attı. Bu sırada Mekkeliler, her tarafta Hz.Muhammed’i arıyordu. Hatta becerikli bir iz sürücüsü, Mekke askerlerini Sevr mağarasına kadar getirmişti. Ancak bu sırada bir mucize olmuş bir örümcek mağaranın ağzına ağ örmüş ve bir güvercinde yuvasını mağara girişine kurmuştu.Askerler mağaranın yanına gelince, Ebu Bekir endişenmeye başladı. Hz.Muhammed, onu teselli ediyordu: “Tasalanma, Allah bizimle beraberdir.” Bu sırada askerler, mağara girişindeki örümcek ağını ve güvercin yuvasını görünce içeride kimse olamayacağını düşünerek geri döndüler. Hz.Muhammed ve Ebu Bekir 20 Eylül 622’de, Medine yakınlarındaki Kuba’ya ulaştılar. Hz.Muhammed, tekbir ve ilahilerle karşılandı; Kuba’ya varır varmaz Kuba Mescidi’ni inşa ettirdi. Burada Külsüm bin Hedm’e konuk oldu. Hz.Muhammed, on gün dinlendikten sonra, yanında bulunan ashabı ile beraber Medine’ye hareket etti. Bu sırada Ali de Kuba’ya vardı. Hz.Muhammed Medine' de Hamza başta olmak üzere tüm Medinelilerce bekleniyordu. Hz.Muhammed Medine’de, Beni Salim mahallesinde Cuma Namazı'nı kıldı ve ilk hutbesini verdi. Medine’de Ebu Eyyub el-Ensari’nin konuğu oldu. Medine´ye girdiğinde halk Peygamberlerinin kendi evlerinde kalması konusunda tartışınca Hz.Muhammed bir öneri sundu "devesinin ilk çökecegi yere evinin yapilmasi" ve halk bunu kabul etti.Devesinin ilk çöktüğü yere bir Mescid ve kendi ailesinin kalması için mescide bitişik odalar yaptılar. Mescidin bir yanına da barınaksız kişilerin kalabilmeleri için “Suffe”adı verilen bir yer yapıldı. Aynı zamanda islam dünyasının ilk yatılı okulu sayılan bu yurtta kalanlara “Ashabu's-Suffe” denildi. Vefatı 632 yılının sonlarında, Veda Haccı'ndan sonra peygamber hastalandı. Son anlarında Ayşe ve çocukları yanındaydı. Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu. Başı Ayşe'nin göğsüne dayalı şekilde kelime-i şehadet getirdi. Ağzından dökülen son cümle "Allahümme er-refikül ala..." şeklindeydi. Bu şekilde 8 Haziran 632 yılı pazartesi günü vefat etti. Vefat haberini duyan ashab hemen evine geldi. Ömer onun öldüğünü kabullenemiyordu. Ebubekir "Şayet Hz.Muhammed'e tapıyor idiyseniz, bilin ki Hz.Muhammed öldü. Yok, şayet Allah'a tapıyorsanız, bilin ki Allah bâkidir." diyerek insanları yatıştırdı. Daha sonra şu ayeti okudu: Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.(Al-i İmran 144) Peygamber Mescid-i Nebi'nin yanında mezarına defnedildi. Sünnet ve Hadis Peygamberin söz, fiil, uygulama ve takrirlerine ait ilme Hadis ilimleri, bunların tatbikine Sünnet denir. Sünnet, İslam fıkhında Kuran'dan sonra ikinci kaynaktır. Peygamber' in sözleri ölümünden iki yüz yıl sonra kağıda dökülmüştür. Muhammed, hastalığının en şiddetli anlarında kâğıt-kalem getirilmesini istedi. Müslümanların yollarını şaşırmamaları için bir yazı yazdıracağını söyledi. Ancak daha sonra bundan vazgeçti. Türk-İslam Edebiyatında Gülün Yeri ve Önemi Adem ile Havva’dan İbrahim Peygamber’e, ondan da Hz. Muhammed’e kadar uzanan zengin bir sembol birikimine sahip olan gülün, insanlık tarihi kadar eski bir kültürel arkaplanı olduğu söylenebilir. Bütün bitkilerden, özellikle de öteki çiçeklerden çok farklı özellikleri üzerinde durulur ve bununla başlı başına bir edebiyat meydana gelir. Hatta bu yüzden dört mevsimden birinin adı ‘’gül mevsimi’’dir. *Kaynak: Wiki
__________________
Öldürmeyen darbe GÜÇLENDİRİR!!!! Güzel İzmir... ![]() |
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| hz.muhammed (muhammed bin abdullah) |
| Seçenekler | |
| Stil | Konuyu değerlendir |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hz. Muhammed Gizlenen Kitap | gezgin | E-Kitaplar ve Kitap Tanıtımı | 2 | 03-07-2010 12:33 PM |
| KONU:PEYGAMBERİMİZ Hz.MUHAMMED A.S DAN BİR HADİS. | Site Yöneticisi | Ayet, Hadis ve Dualar | 0 | 19-04-2010 10:37 PM |