![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Kimler Online | Albümüm | Sosyal Gruplar | Flash Oyunlar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Aşk Şiirleri ve Cep Telefonu Mesajları En Güzel Aşk Sevgi Özlem Kendi Kaleminizden. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Thema bewerten | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
ERDEMİN SİMGESİ KADIN. ![]() "Ey erdemin simgesi kadın! Sen hayatın gözlerinin tâ içine baktınmı?" Balzac. Kadın… Dünya'da zarâfetin, fedakârlığın, hoşgörünün temsilcisi... Balzac'a göre ise kadın, erdemin simgesidir. Sosyal düzenin en önemli yapı taşıdır kadın, aile ve toplum arasında bir köprü vazifesi görür. Henüz hamur gibi olan beyinlere, o şekil verir. Gecesini gündüzüne katarak yetiştirdiği çocuklarına ahlâkı, vatan sevgisini, saygıyı ve bağlılığı ilk o aşılar. Kültürün nesilden nesle çağlar boyu aktarılması kadının sayesindedir. Toplum düzenini şekillendirmek kadının elindedir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, "Şuna inanmak lazımdır ki, Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir." demiştir. Devletimiz ezilen, zayıf görülen, şiddete mâruz kalan kadınların yanındadır. Yaşam koşulları ne olursa olsun, haksızlığa ve zûlme uğrayan kadınlar, ihtiyaç duydukları anda devletten yardım alabilirler. Çaresizlik diye bir şey yoktur… Eğitim alanında da kız çocuklarımız sahipsiz bırakılmamıştır. Anayasamızın 42. Maddesinde "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır. " hükümleri yer almaktadır. Atatürk'ün ulaşmamızı istediği muasır medeniyet seviyesini yakalayıp geçebilmek için, kadınlarımızın yetiştireceği eğitimli ve bilinçli nesillere ihtiyacımız vardır. Bu da onların çocukluktan itibaren kaliteli bir eğitim sürecinden geçmeleriyle mümkündür. Kız çocuklarının, erkek çocuklarından ayrı tutulmadan, eğitim imkânlarından aynı derecede faydalanabilmeleri gerekir. Geçmişten günümüze kadar, kadınlar erkeklere oranla dünya üzerinde daha çok emek vermelerine rağmen, hep geri planda kalmışlardır. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre dünyadaki işlerin %66'sı kadınlar tarafından görülmektedir. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10'una; Dünya'daki mal varlığının ise % 1'ine sahiptirler. Başka bir deyişle dünyadaki işlerin % 34'ü erkekler tarafından görülmesine rağmen erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90'ına ve toplam mal varlığının % 99'una sahiptirler… Kadın ve erkek arasındaki bu adaletsiz uçurum her alanda kendini gösterir. Ancak ülkemizde kadın - erkek eşitliğini pekiştirmek için hukuk alanında köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler kadınların erkekler karşısındaki zayıf konumunun güçlenmesini sağlamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Türk Medeni Kanunu ile özellikle aile hukuku alanında bugüne kadar yaşanan gelişmeler değişim ve ihtiyaçlar dikkate alınarak çok önemli yenilikler getirilmiştir. "Aile reisi kocadır." hükmü değiştirilerek "Evlilik birliğini eşler beraber yönetirler." hükmü getirilmiştir. Eski Kanunda evlilik birliğini temsil hakkı, bazı haller dışında kocaya ait iken, yeni Türk Medeni Kanunu'nda evlilik birliğinin temsili eşlerin her ikisine verilmiştir. Yeni medeni kanunda eşlerden birinin meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığı hükmü de getirilmiştir. Eski kanundaki kadının meslek seçiminde eşinden izin alacağı hükmü 1990 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Balzac'ın "Ey erdemin simgesi kadın! Sen hayatın gözlerinin tâ içine baktın mı?" sözüne vurgu yapmak istiyorum. Hayatın içindeki koşuşturmada, kendilerini unutmuş olan kadınlar; uyanın. Artık gözlerinizi açın ve hayatın gözlerinin tâ içine bakın. Daha iyi yaşam koşullarını getirecek, dünyayı güzelleştirecek olan sizlersiniz. Önce siz kendi değerinizin ve öneminizin farkına varın ki; tüm dünya da sizin ne kadar değerli ve önemli olduğunuzu anlasın. Her şey sizlerin elinde...
__________________
Gece Gözlüm ,sen canım suyum özüm.
Sevda adına ,gönlüme ,ruhuma verilmiş tek sözüm. ![]() |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() Üye No: 311
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 107
Tecrübe Puanı: 4
Karizma Puanı : 52
Karizma Seviyesi:
![]() |
![]() BİR KADINI AĞLATMAK.. ![]() Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları.Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! ![]() Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı… ![]() Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür.. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan… ![]() Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E o zaman niye sarılsınlar ki! ![]() Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü
__________________
Gece Gözlüm ,sen canım suyum özüm.
Sevda adına ,gönlüme ,ruhuma verilmiş tek sözüm. ![]() |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | Konuyu değerlendir |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kadin dergileri | donkisot | Kadınlar Klübü | 0 | 17-09-2008 01:40 PM |