Geri git   GezginlerForum.Net > Hayata Dair Herşey > Aşk & Sevgi

Aşk & Sevgi Aşk ve Sevgi hakkında herşey...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Thema bewerten Stil
Alt 31-03-2008, 07:13 PM   #1 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Reklamlar
Standart Aşk ve Sevgi Mektupları


Gene aynı yerden yazıyorum sana... Sen aynı yerde misin bilinmez. Sevgilim gidişinin arkasından aylar geçti, yıla döndü. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin?
Giden unutulurmuş bebeğim.. Ben unutamadım, gidişinden sonra çok ağladım, sensizliğe dayanamadım, sensizlikte yandım. Sonra elime kalemimi alıp hep sana yazdım. Kitaplığımda çok şiirlerim var, çok sevdaları anlatan yazılar, hepsi sana...
Aslında sen unutulursun, gidenlerin hepsi unutulur ama ya yaşananlar... Unutmaya çalışırken hatırlana o anlar.. Sana bunları hatırlatıyorum ben unutmasam da belki sen unutmuşsundur diye... Ağlamıyorum da artık çünkü sen öğrettin bana gülmeyi, sen öğrettin bana hayatla alay etmeyi... Bana o kadar şey öğrettin ki, beni baştan yaratan sen oldun. Şimdi nasıl unutayım, kendime baktıkça hatırlıyorum seni...
Şimdi seni çok özlüyorum çok...ama biliyorum sende unutmadın beni gittiğin yerlerde...gözünde arkada olmasın sevdiğim beni bıraktığın yerde yaşıyorum seni... Sensizlikte zor çekilmiyor ama bunu bile öğrettin bana... Daha neler neler öğrettin... Tek başıma yaşayabileceğim bir aşk bıraktın bana...
Sen bana güzelliği, doğruluğu bıraktın ve bir gün beni arasan aynı yolda bulacaksın.
Senden sonra ayakta durmakta zorluk çektim, farkındasın biliyorum ara sıra yıkıldım. Şimdi ayakta durabiliyorum ama arada seni yanımda istiyorum. Bir arıyor sesini duyuyorum, yüzünü görmesem de rahatlıyorum. Sana bir defa sıkıca sarılmak istediğimi söylüyorum. Dayanamayacağını söylüyorsun. Şimdi sensiz yollardayım,gelmeyeceğini bilsem de beni bulunmayan bir dürüstlükle sevdiğini ve hep seveceğini biliyorum....
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:15 PM   #2 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


ölüm haberin geldi...
Ilk rüzgarla gelen 1 müzik sesiyle daliverdim uzaklara
?Asik olmak günahsa ben bir günahkarim. Pisman degilim tanrim. "Diyordu yumusak bir ses. bir sizi saplandi ilk önce kalbime. sensizlik yüregimi yakiyodu, sana hasrettim. sari kurumus yapraklar arasinda, ruzgarin yuzume vurmasiyle kokunu duydum sanki? yalnizdim, mutsuzdum sen yoktun ebediyen gitmistin? simdi yanimda olsaydin, kollarinla beni sarar, yuzume dagilan saclarimi parmaklarinla duzeltirdin? iki taraftan kulaklarimin arkasina sikistirir, ?boyle daha guzel Askim? derdin. yuzume dusen saclarima, tuzlu gozyaslarim karisiyo simdi. ?sakin ha aglama, seni birgun bile aglarken gormek istemiyorum? derdin bana.
Simdi bir yerleden bakiyosa gozlerin uzuluyosundur. Ama gozyaslarima søz geciremiyom sevgilim. hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktik? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek basima birakip gittin Askim? Kaza haberin geldiginde inanamadim? evimizden nasal ciktigimi bile hatirlayamiyorum.
Hastanede seni oyle kanlarin icinde baygin bir sekilde gorunce, dunya basima yikildi. elini tuttum ve sen gozlerini actin. ?sakin ha! Sakin elimi birakma? dedigin zaman bile ?gozlerindeki ormanda yagmur yagmasin? dedin. yanaklarimdan suzulen sicim gibi yaslar yuzune döküldügünün farkinda bile degildim.
Amaliathanenin kapisina kadar elini hic birakmadim ve mecburen elini ayirdilar benden?
Saatlerce o odada kaldin. ciktigin zaman komadaydin. Doktorlar ümitsizce goplerime bakiyordu. seni odana götürdüler.
Neydi? Neden o makinalari vücüduna baglamislardi? Sen yasayacaktin.beni birakmayacaktin, yemin etmistin. yavasca elimi elinin uzerine koydum. hic kipirdamiyordun. Gunlerce basucunda bekledim? farkinda bile degildim. hep uyuyordun. yanimda seni beklerken; gecirdigimiz gunler bir film seridi gibi gozlerimden gecti? beni kizdirmalarin, sinirletmelerin ve ondan sonra gonlumu almak icin butun evi ben yokken cicek bahcesine cevirmen.
Dogum gunlerimizde aldigimiz hediyler. Hani son dogum gununde sana bir kazak almistim?da hemen gyip mankenlik yapmistin?ya ve ben senile dalga gecmistim, sende alp pastayi yuzume yapistirmistin ve sonar butan evi pastayla alt ust etuistik. temizlemesi ne zor olmustu demi Askim? Ne kadar deliymisiz, ne kadar asikmisiz? mavi kazagini son gordugumde, kandar icindeydi? kaza gunu ond giyiyormussun meger. cok sintr ettin beni, nasal cikacak simdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadi simdii, iyilesir iyilesmez, kazagini sen yikayacaksin? onu sana ben aldim, attak olmaz?ki.
Hala uyanmadin? bir haft gecti, hicbir kipirdi yok.
Doktorlarin biri gidiyor, biri geliyor? soyledikleri hicbirseyi artik anlamiyordum? bu arada, o yagmurlu gun geldi aklima. Bisikletlerle yards yaptigimiz o gun? hani ani bir yagmur baslamisti, eve zor yetismistik? balkonda Durup yagmuru izlerken, birgun bebegimiz olursa ismini yagmur koyalim demistik? bizim yagmurumuz yaz yagmuru olsun demistik? ve birgun daha gecti iste yanimda. sen o yatakta haraketsiz yatarken birgun daha gecti. elm elinde. ve basim yatagin yaninda, kendimden gecmisim. ve aniden elin elimde kipirdadi. aniden kirmizi, sis gozlerimi sana cevirdim ve. gozlerini action. o halinle bile gulumsiyordun bana. Dudaklarina kucucuk 1 opucuk kondururken, sessizce gozlerimden yin bilincsizce tuzlu gozyaslarim, dudaklarina dustu? kizar gibi yin baktin bana. ?TAMAM dedim aglamayacagim? gozlerime baktin bugulu? hic beklemedigim bir anda dudaklarin kipirdamaya basladi! ?AFFET BENI? dedin. ? birbirimizi terketmiyecektik, hala dahada seni terketmedim ama. Dedin. Ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarimla dudaklarini kapattim. ?konusma, yorulma, sonra konusuruz? dedim. Ama sen basima ?simdi? dercesine isaret ettin. ?sehre inmistim, yildönümümüz icin begendigin tek tasli pirlanta yuksugu alacaktim, aldimda.
Yaninda 3 tane gul vardi, arabanin torpido gozunde yuzugun, koltuktada gullerin vardi? dedin. ve devam ettin ?hayatimda gecirdigim en guzel yillari seninle paylastim. Gozlerim, kalbim hep yaninda olacak. arabadan emanetlerini almayi unutma" dedin bana... gozlerimdeki yaslari artik durduramiyordum. " bir dahaki sonbahara yurudugumuz yolda, yalniz yuruyeceksin ve cok guclu olcaksin. Beni affet askim seni bensiz birakamiyom. seni canimdan cok seviyorum, son bir opucuk ver bana" dedin. ve bir elim elinde, bir elimde alnini oksarken istedigini yaptim. Dudaklarin sicakti ve aniden makineden ince bir ses geldi. Elin elimden kopuverdi. gozlerin yavasca kapandi... doktorlar kosup geldiler. oylece orada kaliverdim,, hareketsiz kaldim, donmustum. doktorlar seni goturduler. artik sen yoktun, YALNIZDIM.
simdi sensiz gecen ilk son bahardayim. yurudumuz yolda kurumus yapraklarin arasinda tek basimayim. arabadan bana getirdigin emanetlerimin biri evde, diyeri parmagimda. yuksugunu yasadigim surece parmagimdan, gullerini yatagimin yanindan HIC AYIRMAYACAM.
Mavi kazagini yikadim, temizledim. yastiginin uzerinde duruyo. kulagimda bana soyledin sarkiylA yuruyorum tek basima söz verdigim gibi, SARI YAPRAKLI YOLDA. ASKIM.
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:16 PM   #3 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


Biliyorum sen de seviyorsun beni. Gözlerinden okunuyor, uyku gibi, yağmur gibi, duman gibi aşk dökülüyor gözlerinden. Beni sevmediğini söylerken dudaklarının kıvrımında öyle bir işaret görüyorum ki sevdiğini söylüyor. Elini tutuyorum, elimi iterken elin, yanarak titriyor. Biliyorum sen de seviyorsun beni. Bazen hiç ses vermiyorum sana, beni çağırıyorsun, adımı sesleniyorsun, yüreğin beni arıyor. Uzaklara giderken beni de alıp götürüyorsun, yoksa bu kadar çınlar mıydı kulaklarım ?. Akşam yıldızına bakarken ben geçiyorum aklından, yıldız birden ışığa kesiyor. Beklenmedik bir zamanda, umulmadık bir yerde ansızın karşıma çıkıyorsun, gözlerimiz karşılaşınca yüzünü çeviriyorsun. Benim yanaklarım alev alev..senin dudakların nar çiçeği.. bir rüzgar esiyor aramızdan görmezden geliyorsun. En yaşanacak zamanda saatler boşa akıyor, çileler sarıyorsun. Sevgilim, benim nazlı sevgilim.. Neden bu cefa ? Neden susuyorsun? Aramızda niçin bu kadar insan, neden bu kadar engel koyuyorsun ? Sevgilim her şey bahane.. bütün söylediklerin.. Kelebek kanadı kadar ince, yağmur damlası kadar temiz bir aşk bu.. Korkmana, kaçmana gerek yok. Sevgilim, biliyorum sen de seviyorsun beni, itiraf etmiyorsun.
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:16 PM   #4 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


Sevgiliye Gönderilmeyen Mektup

Sana bu kaçıncı mektup ,gönderilmeyen
Yazıp da okuyamadığım,okuduğumda ağladığım
Bu nasıl bir sevda ki,ağlayıp ta anlatamadım
Anlatayım....
Ellerim nasır,gömleğim ütüsüz
Yamalı pantolonumdan utanır
Sevdalara sığmasa da sesim,haykıramazdım
Senin için en nezih kelimelerden şiirler yazdım
Tarif edemedim diye gönlümün diliyle seni,
Yırtıp attım...........................
Kaç gül kopardım bahçelerden,al
Kaç kez yemin ettim,tamam
Gülümü vereceğim sevgimi söyleyeceğim
Olmadı liseli kız olmadı,anlatamadım
Sen eve dönerken ben bir köşede ,ağladım
Bir bakış çok şey anlatır derler
Anadolu yiğidi sevdalıysa,
Ben sana bakamadım da doyasıya
Gözümden sakındım seni.................
En serin yaylalardan daha,serin
Saçların savrulurken gözlerin ah..gözlerin
Umudun başka gözlerde,ellerin başka ellerde
Düşünsene seni severken deli ce..
Dokunsun başka bir ten tenine
Nasıl anlatayım kıskanıyorum.
SENİ ÇOK SEVİYORUM...................
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:17 PM   #5 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


Yazacak, sana anlatacak o kadar çok şeyim olduğu halde saatlerdir ekrana bakıyorum. Radyoda bir semah var. Sabahat Akkiraz söylüyor.

Turgenyev’in söylediği ne kadar da doğru... Acaba ben pencereden mi baktım, sağanağına mı yakalandım?

Peki ya sen...

Biliyorum, sağanağına yakalandım diyeceksin... Aşıksın ya...

Ve daha önemlisi gençsin...

Ama ben de aşığım. Kaldı ki bu ilk kez de olmuyor.

Önemli olan bu mu bilmiyorum. Yani yaşam sadece aşık olmaktan mı ibaret Belki, olabilir, kimbilir...

Seni neden bu kadar çok seviyorum. Ve sen neden başkasına aşıksın?

Bu sorunun yanıtı yok.

Hiçbir zaman da olmayacak sanırım.

Ve sen orada kalacaksın. Bundan eminim. Gelmemek için o kadar çok bahane buldun ki...

Bahane de değil aslında.

Gelmeyeceksin, çünkü aşıksın.

Ben olsam ne yapardım? Belki senin yaptığını... Ama emin değilim doğrusu.

Zor bir durum. Sana demiştim ya

“bir yanım seviyorsan gitme tehdidin de,

seviyorsan kal diyemiyor dilsiz yüreğim...”

Diyemiyorum işte, ne yapayım. Bunu demeyi çok isterdim. Yani seviyorsan kal diyebilmeyi. Bu ne kadar doğru olurdu. Böyle bir şey söylemeye cesaretim olur muydu?

Gençlik denen yaz yağmurunun sağanağına keşke hiç yakalanmasaydık ...

Çünkü çoğunlukla mutsuz oluyoruz.

Bazen keşke camdan seyretmekle yetinseydik dedirtiyor insana... Camdan seyretseydim de bu kadar acı çekmeseydim. Bir sürü şey var işte.

Yaşam o kadar garip ki...

Çelişkiler ve mutluluklar yumağı. Senin mutluluğun benim acı çekmem ya da tersi... Ama aynı anda ikimiz de mutlu olamıyoruz işte. O zaman bir başkası mutsuz oluyor.



Neden ama, neden böyle?

Bir gece yatağa girdiğinde, bir daha hiç kalkamayacağını düşündün mü?

Yaşam bu kadar kısa işte.

Ne yapmalı o zaman. Neyi yapmak istiyorsan onu...

Geceler...

Yine karanlık, ıslak ve neon ışıklarıyla keskin gölgelerle parçalanmış...

Arka sokaklar yaşamın yoksullaşan yüzü, kahramanlar, sıradışılar, sıradan insanlar... Ve bu arka sokaklarda, dışardan bakıldığında cazibeli, içeri girmek için can atılan mekanlar. Bu mekanlardan herhangi birinde her akşam aynı tanıdık yüzler, hiç değişmeden anlatılan bildik hikayeler...



Şehir ve gece...

Kornalar, egzost, asfalta yapışmış kedi ölüsü, çöp kamyonu, çıldırtıcı ambülans sireni, arka sokaklarda patlamış kanalizasyondan akan pis sular, birbirini tanımayan insanların doldurduğu caddeler...

Anzavur’un önünde çalan “Yalnızlık Kemanı”...

Sanal aşklarımız...

Bir rüyadaydım dün gece

Umudumun iplerini ben mi koparmışım

Benim mi bu okunaksız yazılar

Senin mi?

Balıklama daldığım yaz yağmuru

Bir yanım eski bir haziran başı

Bir yanım kurumaya yüz tutmuş papatya

Kaç,

Kaç git uzaklara...



Yaşam bir rüya mı, ya da rüyalarımız mı gerçek olan...

Yaz yavaş yavaş bitiyor.

Bugün İstanbul rüzgarlı ve serindi...

Orası hala sıcak mı?

Televizyonda hava durumu sunucusu Pazartesi’nden itibaren serin ve yağışlı bir havanın etkili olacağını söylüyor. Başımı çevirip gökyüzüne bakıyorum. Bir tek bulut bile yok... Keşke her şey gökyüzüne bakar gibi kolay olsaydı. Keşke yaşamımızdaki her şey az bulutlu ve güneşli olsaydı... Ne yazık ki değil işte... Yaz, güze dönüyor...

Ama bu neyi değiştirir ki...Yalnızca kendimi biraz daha yaşlanmış hissediyorum. Gelecek mi aşk bana, gelmeyecek mi? Nasıl bir aşk, büyük mü, ufacık mı? Gerçek mi, yalancı mı? Sorularına cevap arayarak koca bir mevsimi, uzun, upuzun bir yaşamı geçirebilir miyiz?

Belki böylesi daha iyiydi...

Yaşamı anlamsızlaştırmak ya da kendimizi inandırmak.

Böylece ha gri –siyah gökyüzüne bakmışız doya doya ha sevgilinin gözlerine, ne farkeder...

Değil mi sevgili arkadaşım...

Yanılmak her şeyi yeni baştan görmek demek mi?

En son ne zaman yanılmışım?

Ya sen, sen ne zaman yanıldın en son...

Çok olmadı sanırım. Bu kadar çok yanılıyorsam kusuru kendimde mi aramalıyım? Eğer bu yanılgıları kusur olarak kabul edersem dönüp kendime mi bakmalıyım?



Güven, önyargı ve yanılgı...

Sonra her şey silbaştan. Yeniden başladığım noktadayım. Kırk yaşını aşmış bir adamın hayatını oluşturan insanları, anıları, benliği oluşturan ayrıntıları... Bir noktadan sonra bütün bunlar o adamın hikayesi olmaktan çıkar. Hepimizin yaşam deneyimleriyle benzerlik taşıyan, hayatın anlamı üzerine düşünen şiirsel bir film haline gelir...



Artık bu filmde kişisel olmayan anılar, belgeler, görüntüler vardır. Sonra sende yanıldığını, ve her şeyi silbaştan görür gibi olduğunu hissedersin.



Ah be sevgili!

Elimizden neyi aldılar da biz kendimizi yeni ve canlı tutmaktan vazgeçtik.

Yaşamın normal , güzel ya da hayal edilebilir olduğunu bildiğimiz halde neden kendimize hüzün kentleri imal ettik...

Bizi ne kurtaracak?

Günlük yaşamın günlere ve saatlere bölünüşü,

Çalışma ve kendi başına bırakılışımız, özel ve ayrılmış zamanlarımızın olması veya olmaması mı?

İnsana ait var olma üslubunun ve kendini yeniden üretebilmenin, bu bölünmüşlüğün içinde mutlak bir yabancılaşmaya ve ortak deneyime dönüşmesidir bu az önce sözünü ettiğimiz film...

Hafta ortasında çalışıp, hafta sonlarında dinlenir ve hala yeteneğimiz kaldıysa fantezi kurabilir, öyküler yaratabiliriz... Yaşamı, kendini ve toplumu yeniden üretmek birbirinden ayrı düzenlenmiş, uzmanlık isteyen eylemlere dönüşmüştür çünkü...



Ah Pazar günleri...
Bir hiç olmanın ve bunu hatırlamanın günleri...

Bir Pazar kalkar, bir hiç olduğumuzu hatırlayarak kendimize gelir ve yeniden yaşamı, kendini, toplumu üretebilecek bir varlık olarak yeniden bulabilmek için arta kalan zamanı kullanabiliriz.

İnsanların kendi dünyalarını yeniden kurma ve üretebilme ihtiyacıyla herkesin kendi öyküsünü yaratabileceği, herkesin bir senaryosunun ve yönetecek bir filminin olabileceği bir gerçek... Bu gerçek bizi filmin tam da ortasına çeker. Sadece onu hissetmek yeter. Kırkını aşmış bir adam düşlerinden yararlanarak bir film çekmek istiyorsa ve senin de o film içinde olmanı istiyorsa hiç düşünme...

İçindeki yaratıcı insanı yok etmek isteyenlere acı bir manifestodur bu film...

Zaman zaman yanıldığımızı düşünsek de işte bu yanılgılardır bizi her zaman en başa götüren. Başlangıç noktasına her döndüğümüzde daha duyarlı, daha üretken olduğunu unutma ...



Geçen sürede ne çok yanıldığımı gördüm yeniden.

Başlangıç noktasına her dönüşümde daha üretken, daha duyarlı olduğumu anlıyorum. Gerçekten...

Şimdi sen,

Değer verdiğim ne varsa en başında geliyorsun. Yanılıyor muyum?

Hayır...

Aynaya baktığımda yorgun, sakallı yüzümü gördüğümde soruyorum kendime.

“Bir kez daha yanılmaya hazır mısın” diye...

Ben kimim, ne yapıyorum.

Bugün neler konuştum, neler düşündüm...

Uyuyup uyandığımda neler hatırlayacağım dünden.

Yaptıklarımla konuştuklarım örtüşüyor mu ...

Yanılmak her seferinde en başa dönmek miydi sahiden?

Bu kez yanılmak istemiyorum. Yeniden başa dönmek istemiyorum.

Sonunda yine bir başıma kalacağımı biliyorum. Ama en azından yanıldığımı hemen görmek istemiyorum.



Sensizlik ne kadar zor. Bunu sen bilemezsin.

Acı çekiyorum evet. Hele şimdi, bu mektubu yazarken.

Sen burada olmazsan acı çekmeyeceğimi mi sanıyorsun.

Her an yanında olma isteği olacak. Geldiğimde seni ne kadar görebileceğim, ya da görebilecek miyim?

Gelmeyişin ikimiz için de yenilgi. Bunu kabul et. Ve ben yenilgiyi sindiremiyorum artık.

Biliyor musun?

Her yakınlığa aşk dediklerinde boynu bükülmüştü aşkın...

Benimki yalnızca yakınlık mıydı sence?

Geldim, geldin, gittin ve sevdim seni. Ne var?

Her öpüşe aşk dediklerinde ölmüştü aşk...

Ben seni hiç öpmedim ki...

Uykuydu zaman.

Dokunamamanın cehennemi.

Bir şey daha;

Uykusuzluk özlemi

Sevişirken ve bir çocuğa kızarken ve kucaklarken bir çocuğu farklıydı onlar.

Ne oldu, değişen ne?

Uykularını bölecek bir patlama gerekli

Hemen şimdi... Acele...



Papatyanın hangi yaprağında geldin

Yaseminin hangi yaprağında gittin hatırlamıyorum bile.

Uykuda düş

Uykusuzlukta şiir olmayanlar aşk olamazlar ki...Şimdi nasılda yalnızım.

Saat gece yarısını geçeli çok oldu.

Radyo hala açık

Ama ne çalıyor duymuyorum. Kulağım ve gözüm telefonda.

Aradım seni telefonun ulaşılamazdı.



“Günler gitgide kısalıyor. Yağmurlar başlamak üzre. Kapım ardına kadar açık bekledi seni. Niye böyle geç kaldın ?”

Bu dize Nazım Hikmet’e ait.

Ve devam ediyor Nazım Hikmet.

“....Ben galiba şahsi hayatımda, anlıyor musun, sırf şahsıma ait ve hiç kimseyi ilgilendirmemesi gereken hayatımda bir dönüm noktasındayım”

Hepimizin yaşamında dönüm noktaları olmuştur.

Ve yaşamımızın bu dönüm noktalarını tıpkı Nazım gibi, yalnızca sevdiklerimizle ve yanımızda hissettiklerimizle paylaşırız.

Bazen de kimseyle paylaşmak istemeyiz. İşte o zaman belki de en üretken günlerimizin başındayızdır.

Sonbahar gibi...



Ve şimdi mevsim sonbahar. Ama ben hiç de üretken değilim. Elim kolum bağlandı sanki. Hiçbir şey yapmak istemiyorum. Belgesel de çekmek istemiyorum.

Ama bu geçici bir durum diyeceksin. Belki öyledir.

Senden beni sevmeni isteyemem.

(Bu dünyanın sonu gibi bir şey olurdu herhalde. Ama burada olmanı isteyebilirim.)

Bir gün seninle, Çamlıca Millet Parkı’nda oturup düşen yaprakları izliyorduk konuşmadan, hatırladın mı?

Hiç de olağanüstülüğü yoktu. Sıradan bir beklemeydi işte. Senin miden bulanmıştı. Başın da ağrıyordu.

Hava çok güzeldi. Park çok yeşil, çok sessizdi.

Eylüldü... Yapraklar önümüze düşüyordu.

Yer yabani kestane doluydu. Topladım...

Sonra yine gittim o parka. Yine topladım ve eve götürdüm. Masanın üzerinde duruyorlar. Geldiğinde belki bir şeyler yaparsın diye düşündüm.

Aşk nedir, bilmiyorum değil... Onu nasıl tanımlayacağımı bilmiyorum...

Ama artık tanımlayabilirim.



Bu kadar zamandan sonra... Gülme ama. Biliyorum gülüyorsun şimdi.

Aşk; bir türlü fotoğraflayamadığım senin gülüşün işte.

Evet aşk budur.

Belki sence aşk’da o çok sevdiğin adamın gülüşüdür.



Daha çok yazmak istiyorum. Ama vakit geç oldu.

Yarın bir dolu işim var.

Bana acı çektirmek istemediğini söylemiştin.

Artık nerede olursan ol ben acı çekeceğim. Ve biliyorum ki sen de çekeceksin.

Yüreğim kanıyor, ciğerim yanıyor

olmasaydı sonumuz böyle..

O zaman neden ayrı kentlerde acı çekelim ki

Ve neden be kent İstanbul olmasın ki...

Eğer acı çekmek özgürlükse

İşte ikimizde özgürüz

Acı çekmek aşk demekse ikimizde aşık’ız

Farklı insanlara olsak da... Ne çıkar bundan.

Senin burada olman gerekiyor.

Yanımda olman gerekiyor.

Ben senin yanında olamasam da...

Senin için her şeyi yapacağımı biliyorsun.

Beni senden mahrum etme n’olur

Neden seni bu kadar çok seviyorum ki...

Bunu hiç düşündün mü ?

Ne var sende?

Yalnızca fotoğraflayamadığım gülüşün mü?

Eğer sen olmayacaksan ben neden olayım ki ?

Neden ama neden söyler misin bana,

Seni her şeyden ve herkesten çok seviyorken birbirimize acı çektiriyoruz.

Neden benin acılarımı sen, seninkileri de ben dindiremiyoruz.

Buna ne engel ki... Bunu neden anlamıyorum.

Bana çok kızıyorsun biliyorum. Bu mektuptan sonra benimle bir daha konuşmak bile istemeyeceksin belki. Bağışla n’olur.

Ben seni seviyorum diye sen de beni sevecek değilsin elbette.

İçim acıyor...

Keşke oraya hiç gelmeseydim demeyeceğim hiçbir zaman. Bunu benden bekleme. İyi ki geldim ve iyi ki seni tanıdım. Bunun için kendimi mutlu sayabilirim.

En azından seni sevdiğimi söyledim. Ya bunu da beceremeseydim...

İşte o zaman kahrolurdum.

Seni üzmek için yazmadım. Seni etkilemek için de değildi bilesin. Hoş zaten sen de yazdıklarımdan etkilenecek değilsin.

Yazmam gerekiyordu sadece..



Uyumak istemiyorum. Sen şimdi ne yapıyorsun bilmiyorum.

Sabah olmasını istiyorum bir an önce. Sesini yeniden duyabilmek için.
Dayanmalıyım... direnmeliyim...



Ben burada acıdan geberirken sana mutluluk dilemek erdem midir yoksa başka bir şey midir bilemem.

En iyisi bir süre bu şehirden, bu ülkeden gitmek olacak. Seni unutmak mümkün değil ama ne kadar uzak olursam o kadar iyi.

Ama şunu unutma. Bir gün ikimizin bu kısa öyküsü bir film olarak karşına çıkarsa şaşırma.

Yalnızca;

Dur,

Düşün,

Ve ağla...

Ve beni hatırla olmaz mı ?

De ki; “ bu adam beni gerçekten de çok sevmişti”

Onu anlamıştım ama yapacak bir şeyim de yoktu de...

Mutlu olmak varken bu dünyada,

Kendimize hüzün kentleri imal ettik ya ona yanarım.

Eğer her şeye rağmen bir daha görüşemeyeceksek, ve sesini duyamayacaksam eğer, gözlerindeki ışıltı hiç sönmesin. Ve o gülüşünün fotoğrafını kimse çekmesin.

Çünkü o bana ait.

Onu bari bana sakla olmaz mı?

Kendine iyi davran.

Ve Sevgiyle kal her zaman...
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:17 PM   #6 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


Üşüyorum:hüzün şarkıları söyleyen bir Sonbaharın zemheriye dönüşmesinin verdiği, fani bir üşüme hissi değil bu sevdiğim ve ellerim buz kesmiş olmasına rağmen, ıssız bir gecede yokluğuna mahkum bir ruhla seni yazarak unutuyorum üşümüşlüğümü...
Yoruldum artık biliyor musun? Tek taraflı bir hayatı omuzlamaktan, hayatın yükü altında ezilmekten; birilerini arayıp sormaktan, anlatamayıp dinlemekten, sevmekten, seni beklemekten, her yeni güne belkilerle başlamaktan, sadece hıçkırıklarımı kendim duymalarımdan yoruldum ve sefaletin zincirleriyle hapsedilmiş bir aşkın yalnızlığında tükendim. Sabret diye diye erittim sabır taşlarını, bir an ümitsizliğe düşsem hayalin çıktı karşıma, gözlerine baktım ve kendimi yerli yerinde bulunca güzel gözlerinde, güç aldım acıların binlerce çeşidine karşı ama sabredecek gücüm kalmadı, hayalinin gözlerinde duramadım sevgili.
Oysaki nasılda ihtiyacım var sana, bilemezsin. Sarılsan bana bir annenin evladına gösterdiği o kutsal şefkatle, başımı göğsüne yaslasam ve yiten ümitlerimin ayak seslerini duysam kalbinin atışında, içine düştüğüm çaresizlikle birlikte sana sımsıkı sarılırken, sıcaklığını hissedip boğazıma düğümlenen ve içimde yankılanan hıçkırıklarımı özgür bırakıp ağlasam. Sen saçlarımı okşasan bir babanın nasırlı elleriyle oğlunun saçlarını okşadığı gibi ve ben içimdeki zehiri nehir misali akıtsam ne güzel olurdu sevgili. Ama yoksun işte ve ben bunların hepsi bir hayalden öteye gidemiyor, ne acı değil mi? Dostlarım, bugüne dek hayatıma giren tüm sevenlerim, değer verdikçe canımı alan sevdiklerimin yokluğu kadar gerçek yokluğun...
O kadar yalan ki insanların gülümsemeleri, o kadar menfaatperest olmuş ki yeryüzünde herhangi bir anı paylaştıklarım, artık alınacak bir canım, bir parçam kalmadığı için bir anda yok oluverdiler. Bir fotoğraf geldi gözlerimin önüme şimdi, kimdi hatırlamıyorum o fotoğrafı çeken, hatırladığım tek şey var ardında akbabanın olduğundan habersiz bir Afrikalı çocuğun çaresizliği ve resmi çeken kişi intihar etmişti sanırım o anı o karede ölümsüzleştirdikten sonra... Çünkü o çocuk ruhunu akbabaya teslim etmişti. Çaresizliğim o Afrikalı çocuğun ki gibi ve azabım o fotoğrafçınınkiyle aynı derecede acı verici, sevdiğimi sunduğum kim varsa sevgili, hepsi birer birer o akbaba gibi olup çıktı. Ama ben şimdiye kadar savaştım hayalinin sayesinde, bir yerlerde var olduğun ümidiyle yaşadım, seni delice sevdim ve yokluğunda bile seni içimde yaşattım her nefes alışımda... Ta ki, bu yazıyı kaleme aldığım şu ana kadar dayanabildim, bu saate kadar sen gelmedin, ruhumu akbabalara teslim ediyorum, gelsen de kurtaramazsın artık...
Herkes bayram sevinci yaşıyordu sevdiğim. Kim bilir sende yaşadın belki, kutlu olsun geçmiş bayramın ve gelecek olan bayramların ve ben bu bayram sabahı yine sessizce ağladım. Her bayramda olduğu gibi.... Kimsesizdim, çalmadım kimselerin kapılarını, kimsesizliğim kapımı çaldı, kapattım kendimi hücreme, gecenin karanlığına gizlenip çıktım dışarı gece saklar beni diyerek, kimsesizliğimle bayramlaştım, yalnızlığımın elini öptüm, sefaletimi bir tabakta sundum şeker tadında firari ruhuma...
İçini karattım değil mi? Affet beni sevgili, inan ki bunun tek sebebi; kimsesizliğimden, kalabalıklarda bile yalnızlaşmamdan, sefaletimin bana sunduğu çaresizlikten ve bir sen kaldın bu çaresizliğin ortasında tek dayanağım, içimi dökebileceğim, yazarak yaşadığım bir sen varsın, sadece sen anlarsın beni, dilinde zehir zemberek kelimeleri cansız kağıtların bedenine aktarırken sıcaklığını hissettiren ve seni bana getiren kalemimden başka tek sen varsın beni anlayabilen, beni terk etmeyen bir sen kaldın. Affet!
Sonuçta bende insanım, sana toz pembe bir dünya vermek, seninle toz pembe düşler kurmak isterdim. Gerçekliğinle el ele verebilseydim, iyi bir Ferhat olurdum ya da aşk ile yanmaların ötesine geçmiş bir Mecnun olurdum uğrunda, şüphen olmasın. Seninle gezmek isterdim, sen ne istersen alabilmek, gözlerine bakarak geceleri şiirlendirmek isterdim; bir yuvamızın olmasını, çocuklarımızın şen kahkahalarıyla şenlenmek, sen olunca yanımda üzülmelerin bile bir anlamı olurdu eminim. En çok neyi isterdim biliyor musun sevgili? Seni yazmak yerine yaşamak olsaydı kaderimde, ölüm kederlendirmezdi beni, doya doya yaşardım seni ve o an ölümsüzleşirdim.
Kaç zamandır yokum kendimde, kaç zamandır yoksun. Ne ben alışabildim sensizliğe, ne tütün kokusu sinmiş odam alışabildi hayalinsizliğe... İnan çok gücüme gidiyor; öykülerimde can bulan kadınların senin yerine beni sahiplenmesi ve kimsesiz sokaklarda attığım her adımla sen uzaklaşıyorsun sanki, bunu düşündükçe, sensiz kalmak gücüme gidiyor sevgili. Gözlerimi açmak bile istemiyorum, sensiz bir güne başlayacağımı biliyorum ve onulmaz yaralar açıyor ruhumda, gözlerimi açmıyorum bende, tüm dünya beni uykuda biliyor, oysa uykuyu unutalı çok oldu.
Hayalinde can bulan gülüşünü özledim. Kendimde unuttuğum ne varsa bulduğum hayalini özledim. Seni çok özledim, özlemlerim işgal edince yüreğimi, delice bir istekle, Neroncavari bir arzuyla bu şehri yakmak istedim, vazgeçtim daha sonra; eğer ateşe mahkum olursa bu şehir bende yanarım, bilmekteyim yanmaların acısını ama senin bu acıyı bilmeni istemiyorum sevgili. Sen yanmaları bilme, sensizliğimde yanmalarımı bilmediğin gibi... Bilme!
Nasıl da huzursuzum. Evimin çatısına tüneyen bu baykuş, Azrail’in habercisi gibi, ölümün yaklaştığını haber veriyor sanki, annem hastalandı yine, ayağı tutmaz oldu. Ben çaresizim, sefilim ve sefaletime bir aşkla seni dahil etmekten, sonrasında kaybetmekten korkuyorum. Daha bin bir çeşit dert başımda, görsen tanıyamazsın beni, genç yaşta karlar yağdı saçlarıma... Sıkıntılarda sevinçlerin olduğu gibi biz insanlar için. Geçecek elbet bu günler, seni kocaman bir gülümsemeyle karşılayacağım bir gün sevgili. Bekliyorum seni, unutma beklemelerimi. Seni seviyorum.
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:18 PM   #7 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


Sensiz geçen birgünüm daha be gülüm ömrüm sensiz tükeniyor ben sensizim mutsuzum huzursuzum.....
Hayat senmişsin yaşamak senmişsin Hani bana gülüm derdin bebeğim derdin duyamıyorum artık duyamıyorum gecelerin sessizliğinde sensiz ağlıyorum hiç dinmeyecek gözyaşlarım başlıor ve hiç bitmiyor Hasretin öldürdü be aşkım yaşamak gelmiyor içimden sensiz tat alamıyorum hiçbirşeyden umudum kalmadı duygularım bitti hayat bundan sonra benim için sadece mantık duygularım seni bana kaybettirdi artık onları sevmiyorum Ben bende bittim be gülüm hayat boş benim için İnşallah mutlu olursun Bundan sonra.Ama bilki sevgilim beraber öleceğiz Ben seni Hep hissediyorum benim sende yüreğimin yerini biliyorum sen benim herşeyimsin...Ben seni sensiz sevdim be gülüm halada öle...hepte öyle olacak bigün ben evlensemde çocuğum olsada hep öyle olcak ama hep isterdimki senden bi parça dünyaya getirim bi bebeğimiz olsun senin ve benim ama olmadı sevgilim....Sen yoktun hala yoksun ama hep kalbimdesin nerde el ele bi sevgili görsem aklıma sen geliyorsun Kaçamak yaptığımız günler gecenin bi saatinde gezmeler...

CESARET İSTEYEN GECENİN Bİ SAATİGülüm ben sevdanın sevginin oturduğu sokakta oturuyorum Beni ararsan orda bulursun Seninle bitmeyecek bi sevgimiz aşkımız vardı anlatılamayacak kadar adımızı Leyla mecnun katmışlardı Bizde onlar gibi kavuşamadık be gülüm sonumuz onlar gibi bitsin istemedim ama bu sölediklerim nafileydi ne kadar çaba göstersemde olmadı BİTTİ!!!Hayatımdaki sevmediğim kelimeden biri bunun içinde sende varsan o benim için daha kötü ama inanıyorumki kıyamet günü geldiğinde beni uyandıracaksın Ben seni sensiz sevdim gülüm...Neden bu kadar sevdim bilmiyorum ama kendimi senden alamıyordum olmuyordu sensiz Nefesimdin Vazgeçilmezimdin.....Dünyamdın evrenimdin Ruh eşimdin ama YOKSUN YOKSUN YOKSUN Bundan sonrada olmayacaksın Öbür Dünyada Kavuşuruz Be gülüm İnanıyorum Ben Sevenler orda kavuşur derler ben inanıyorum inanmak istiyorum Hoşçakal Şimdilik sonsuz aşkım sonsuz RUH EŞİM....HERŞEYİM.....BEBEĞİM....ßİTANEM.....GÜLÜM. .....SANA GELMEDİĞİM GÜN ÖLDÜĞÜM GÜNDÜR GÜLÜM.....BEN SENSİZ ARTIK BİR HİÇİM.........MUTLU OLAMIYORUMMMMMMMMMMMM.......YAŞAMA SEBEBİMDİN AMA ARTIK YOKSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!SENİ SEVİYORUM SENİ HEP SEVDİM HEP DELİCESİNE SEVECEĞİM......
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:20 PM   #8 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


Saçının telini dünyalara değişmem derdin ya ben kısacık kestirdim, o saçları hem sen yoktun ki zaten kim okşayacaktı?

Evlenmedim, kızlarım oğullarım olmadı. Ama dünyadaki tüm kimsesiz çocukları evlat edindim. Hepsinin saçlarında yıldızlar parladı, kaç doktor büyüttüm, bir bilsen hepsi de çok başarılı ameliyatlar yaptı. Kim derdi ki gülüm bir gün Leyla ünlü olacaktı, yayınevleri kitabını basacaktı, televizyonda kanaldan kanala koşacaktı.

Kim derdi ki gülüm o sana tapan kız bir gün seni unutacaktı. O hani;

'ocağında ateş olsam yar yar
pencerende güneş olsam yar yar
bahçende gülün olsam yar yar
dalında bülbül olsam yar yar'

diyen kız seni unutacaktı. Hani o kız gülüm, hani o kız sana her şeyden yakın olacaktı. Biliyor musun hep gülecek? Hep şiirden bahsedecek. Sen bilmeyeceksin yaralarını belki kitabını okuyanlar da. O, hep güldüğü için göğsünde kanamamış yaraları görmeyecekler sevgili.

O hayaller artık bize çok uzak sevgili, ben artık gece yatağında üşürken sevgilisini düşünen o küçük kız değilim. Ben gece yatağında üşürken elektrikli battaniyesinin fişini prize sokan kadınım. Ben hayallerimi seninle kurdum, hayallerim kirlenmedi nereye gittiği belli olmayan hayatlarda.

Evet sen hep vardın, yakındın. Evet beni bu gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller ayakta tuttu. En güzel şiirlerimi seni değil ama hayalini düşünerek yazdım. Ve ben seni değil gülüm, o hayali sevdim.

Bağışla sevdiğim şiirden başka bir şey gelmedi elimden karın gibi ikiz çocuk veremedim sana, hem biliyorsun evlenseydik, bizim, iki oğlumuz, iki kızımız olacaktı, kızımızın saçında yıldızlar parlayacaktı, her birinden aşıklar dilek tutacaktı, onun adı bahar olacaktı, aynı aşkımız gibi. Küçük oğlumuz ablasını kıskanacaktı. Büyük oğlumuz doktor olup, yaşlandığın zaman seni katarak ameliyatı yapacaktı. Küçük kızımız doğduğunda benim göğsüm yara olacak, sütüm akmayacaktı. Ama biz ona sevgimizi verecektik, mama yedirirken ve hep ellerinden öpecektik yavrucağı.

Evet sevdiğim ben o, gerçekleşmesi mümkün olmayan hayali sevdim. Aynı yalnızlığım gibi, çocuklarım gibi, şiirlerim gibi …

Ben senin hayalini sevdim sevgili

O HAYAL BANA HİÇ KAZIK ATMADI ÇÜNKÜ.
__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-03-2008, 07:21 PM   #9 (permalink)
Kıdemli Üye
Avatar
dhogus002 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üye No: 22
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: ....İzMiR...
Mesajlar: 775
Karizma
Tecrübe Puanı: 6
Karizma Puanı : 106
Karizma Seviyesi: dhogus002 will become famous soon enoughdhogus002 will become famous soon enough
İletişim
dhogus002 - MSN üzerinden mesaj gönder
Standart --->: Aşk ve Sevgi Mektupları


Dalıp gittim yine senli düşüncelere
nerdesin ve ne yapmaktasın diye
Uzak kaldık öyle uzakki birbirimize
Yollarda karşılaşma ümidimiz bile yok....

Kış vurdu mu acaba o deniz memleketine
Üşüyor mu burnun,ağzın,yanakların
ama düşünüyorumda al al olmak ne de güzel yakışırdı yüzüne
iyi giyin dikkat et sağlığına
bir zarar gelecek olursa sana
dayanamam,parçalanır yüreğim

..sevgimi verdim,almadın
başka kollardı aradığın
yine de kızıp,küsmem sana
aynı yerde ,aynı büyük sevgiyle
kalbimle ben bekleriz seni,umudumuz hiç tükenmemekte
....Bu ölmüş duvarlarla çevrili odada
yalnızlığımla oturmuş işte böyle düşünürüm seni
merak etme yolunda herşey buralarda
bir sana,bir sessizliğine dayanmak zor gelir..
Ve sevdiğim,
Unut demiştin,kulaklarımda çınlıyor hala sesin
Ama unutamam seni ben hiçbir zaman bilmeni isterim

__________________
VATANINAiyi muamele et!!! O babanızın malı değil,onu çocuklarınızdan ödünç aldınız...


İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatman gereksiz,
SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA, BABAN KİM OLURDU BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ...

Biz, adımlarını tarihin akışına uyduran temelleri çöken emperyalizme vuran, yarını kuranlarız.

Yaşasın tam bagımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi!
Yaşasın İşçiler Köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!!
dhogus002 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Buna ceza Ekle dhogus002   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
karşılıksız sevgi Site Yöneticisi Hayat Dersi 1 20-11-2008 04:28 PM
Aşk Mektupları aşkuzmanı Aşk & Sevgi 9 30-04-2008 03:41 PM
Aşk Mektupları aşkuzmanı Aşk & Sevgi 9 02-04-2008 12:52 PM
sevgi mesajları yavuzz10 Aşk & Sevgi 28 01-04-2008 08:18 PM
sevgi sözleri yavuzz10 Aşk & Sevgi 6 01-04-2008 07:53 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:39 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2011 GezginlerForum.Net, All Rights Reserved
Arkadaşlar,sizlere daha iyi hizmet edebilmek, masraflarımızı karşılamak ve sitemizin yayın hayatına devam edebilmesi için;
sizden yardım talep ediyoruz, 1$ dan başlayan ücretlerle bize büyük küçük yardımda bulunabilirsiniz.
Aşağıdaki butona tıklayıp paypal hesabınız ile ödeme yapabilirsiniz.Teşekkürler..
www.ruyasor.com - Rüya Tabirleri Sitesi

www.gezginlerforum.net ile Link Değişimi Yapmak İçin, Site Yöneticisi'ne özel mesaj atınız..

DivxVizyon.NET